Skip to Content

"Kıyâmet"in Diğer İsimleri

Yeni Sayfa 1

"Kıyâmet"in Diğer İsimleri

 

Kur'an'da Kıyâmete ait pek çok isim
zikredilmiştir. Kur'an'da "Kıyâmet" kelimesi dışında, aynı anlama gelen çokça
kelimeler kullanılmıştır. Kıyâmet anlamında kullanılan bu kelimelerin önemli bir
bölümü, Kıyâmetin dehşetini anlatan ve bu zaman diliminde olacak bazı
özelliklerin ifâdesidir. Yani, bunların çoğu Kıyâmetin sıfatlarıdır. Ama isim
olarak da kabul edilir. Bu isimler Kıyâmet'in oluş biçimi ve sonuçlarına ilişkin
çeşitli nitelik ve yönlerini açığa çıkarmakta, tanımlamaktadır. Kıyâmet günü
anlamına gelen ve Kur'ân-ı Kerîm'de zikredilen önemli isimler şunlardır: 
   

Yevmü'd-Dîn:
Din günü, cezâ günü demektir (1/Fâtiha, 4).

Es-Sâatü:
Allah tarafından bilinen ve kararlaştırılmış olan zaman demektir (30/Rûm, 12,
14, 55).

El-Yevmü'l Hakk:
Hak günü, doğruluk günü demektir (78/Nebe', 39).

Yevmü'l Ma'lûm:
Geleceği kararlaştırılmış belirli ve muayyen gün demektir (56/Vâkıa, 50).

El- Vaktü'l Ma'lûm:
Geleceği  belli  olan  Allah  katında  kararlaştırılmış  bulunan  vakit 
demektir   (38/Sâd, 80-81).

El-Yevmü'l Mev'ûd:
 Vadedilmiş,  yani  olacağına  söz  verilmiş 
gün  anlamındadır  (85/Burûc, 2).

El-Yevmü'l Âhir:
Son gün, dünya hayatından sonra gelecek olan hayat demektir (58/Mücâdele, 22).

Yevmü'l Âzife:
Yakında gelecek olan musibetler ve felâketler günü anlamına gelir (40/Mü'min,
18).

Yevmü'n Asîr:
Zor ve müşkül bir gün demektir (54/Kamer, 8; 74/Müddessir, 8-9).

Yevmü'n Azîm:
Büyük bir gün anlamındadır (6/En'âm, 15).

Yevmü'l Ba's:
Ölümden sonra yeniden dirilme günü anlamına
gelir (26/Şuarâ, 87).

Yevmü't-Teğâbün:
Aldanmadan duyulan üzüntü ve esef günü anlamına gelir (64/Teğâbün, 9).

Yevmü't-Talâk:
Buluşma ve kavuşma günü demektir (40/Mü'min, 15).

Yevmü't-Tenâd:
İnsanların korku ve dehşetten bağrışıp çağrışacakları gün (40/Mü'min, 32).

Yevmü'l Cem':
Toplanma günü, yaratılmışların toplanacağı gün
demektir (42/Şûrâ, 7).

Yevmü'l-Hısâb:
Hesap günü demektir (38/Sâd, 16, 26).

Yevmü'l Hasr:
Hasret günü, yapılan işlerden dolayı pişmanlık duyup hasret çekme günü
anlamlarına gelir (19/Meryem, 39).

Yevmü'l Hurûc:
Dirilip kabirden çıkma günü anlamındadır (50/Kaf, 41-42).

Yevmü'l Fasl:
Hak ve bâtılın ayırt edileceği hüküm günü demektir (44/Duhân, 40; 77/Mürselât,
14, 38).

El-Kaari'a:
Çarpıcı belâ, âlemin tahribi zamanında varlıkların birbirlerine şiddetle
çarpmalarından dolayı, insanların akıllarını alacak ve ödlerini patlatacak olan
büyük hâdise demektir (101/Kaaria, 1-5).

El- Ğâşiye:
Perde günü, her şeyi sarıp kaplayan gün anlamındadır (88/Ğâşiye, 1).

Et-Tammetü'l-Kübrâ:
Büyük musibet ve felâket günü demektir (79/Nâziât, 34-35).

En-Nebeü'l-Azîm:
Büyük haber günü demektir (78/Nebe', 1-2).

El-Haakka: 
Zarûri olarak gelip gerçekleşecek olan sâbit saat ve zaman demektir (69/Haakka,
1-3).

El-Va'ad:
Vâde günü demektir (70/Meâric, 42-44).

El-Vâkıa:
Vuku bulacak gün, yani olacağı muhakkak olan gün demektir (56/Vâkıa, 1-2).

Emrullah:
Allah'ın emri, hükmünün geçerliliği anlamına gelir (40/Mü'min, 78; 82/İnfitar,
19).

Yevmü'l Kıyâmeh:
Kıyâmet günü, ölülerin dirilip kalkacağı gün
demektir (75/Kıyâme(t), 1, 40).

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

sponsorlu bağlantılar

Son yorumlar