Skip to Content

DUHÂN ..

DUHÂN

DUHÂN

 

Duhân; lügatta, "duman" anlamındadır. Terim
olarak iki anlamı vardır:

1)
Duhân, Kur'ân-ı Kerîm'in 44. sûresinin adıdır. Sözkonusu sûrenin onuncu âyetinde
duhân (duman)dan bahsedildiği için bu adı almıştır.

2)
Duhân (duman), "Kıyâmet alâmetlerinden biri"dir. Hz. Peygamber (s.a.s.) bir
hadiste; "On alâmet zuhur etmedikçe kıyâmet kopmayacaktır: Doğuda bir yer
batması, batıda bir yer batması, Arap yarımadasında bir yer batması, duman,
Deccâl, Dâbbetü'l-Arz, Ye'cûc ve Me'cûc, güneşin battığı yerden doğması ve Aden
toprağının sonundan (Yemen'den) bir ateş çıkarak insanları haşrolacakları yere
sürmesi" buyurmuştur.[1]

Duhân sûresinin "Göğün, insanları bürüyecek
ve gözle görülecek bir duman çıkaracağı günü bekle; bu, can yakan bir azabdır"
(10-11) âyetlerinde zikredilen dumanın, bazı âlimler, kıyâmet kopmadan önce
zuhur edecek kıyâmet alâmetlerinden birisi olduğunu söylemişlerdir. Rivâyete
göre bu duman kâfirlerin kulaklarından girecek, başları kebaba dönecek;
müminlerin de hâli nezleye yakalanmışa dönecek, bütün yeryüzü bacasız bir fırın
gibi kızacaktır.[2]
Ashâbdan İbn Abbâs, İbn Ömer ve Zeyd b. Ali'nin rivâyetleri bu dumanın kıyâmete
yakın çıkacağı tarzındadır.[3]

Abdullâh b. Mes'ûd'dan gelen rivâyet ise
şöyledir: Rasûlullah (s.a.s.), Kureyş'in kendisine şiddetle isyanını görünce:
"Yarab! Yusuf'un yedi (yılı) gibi onlara da yedi (yıl kıtlık) vermek suretiyle
bana yardım et" diye dua etmişti. Onları bir kıtlık yakaladı. Birçokları
açlıktan öldü. Derileri, ölü etlerini ve kemikleri yediler. Yerle-gök arasını
herkes açlıktan duman gibi görüyordu. Nihayet Ebû Süfyân Hz. Peygamber'e gelerek
dedi ki:

"Yâ Muhammed! Sen bize akrabayı gözetmemizi
emrediyorsun. Halbuki kavmin açlıktan ve kıtlıktan helâk oldu. Allah'a dua et de
onlardan bu belâyı kaldırsın." Bunun üzerine Hz. Peygamber dua etti, kıtlık
geçti. Bol yağmura kavuştular. Refâha kavuşunca yine eski inançsızlık ve
isyankârlık hallerine döndüler. Bunun üzerine Duhân sûresinin 10-16. âyetleri
indi.[4]

Duhân sûresinde geçen duman gerçek duman
olmayıp, Hz. Peygamber'e isyân eden Mekke müşriklerinin Hz. Peygamber'in duası
neticesinde açlığa marûz kalıp etrafı duman şeklinde görmeleridir. Veya bu
duman, kıyametten önce zuhur edecek olan kıyâmet alâmetlerinden biridir. Yahut
da, Cehennem'in dumanıdır.[5]

 

[1]
Müslim, Fiten, 39, 40,128, 129; Ebû
Dâvûd Melâhim, 12; Tirmizî, Fiten, 21; İbn Mâce, Fiten, 25, 28.

[2] Nesefî,
Medârik, Beyrut, (t.y.), IV,128.

[3] Ahmed
Davudoğlu, Sahih-i Müslim Terc. ve Şerhi, İstanbul 1980, XI, 198.

[4] Buhârî,
İstiskâ, 2; Tefsîru Sûre 30/1; Tefsîru Sûre 44/5-6; Müslim, Münâfikîn, 39,
40.

[5]
el-Aynî, Umdetü'l-Kârî, Beyrut, (t.y.), VII, 29; Mehmet Bulut, Şamil İslam
Ansiklopedisi: 1/420-421.

Yorumlar

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

sponsorlu bağlantılar

Son yorumlar